Bu yazıda Milli Takım’ın 1923′ten bugüne gösterdiği performansı ELO yöntemiyle inceleyeceğiz ve gelecekteki performansını öngörmeye çalışacağız.

Şekil 1. Türk Milli Takımı’nın ELO puanlamasına göre 1923′ten bugüne sıralaması. (Tıklayıp büyük olarak görebilirsiniz)
Şekil 1′de Milli Takım’ın 1923′ten bu yana ELO yöntemine göre dünya futbolundaki sıralamasını görüyoruz. ELO yöntemi kısaca şöyle çalışır: Dünya’daki her milli takımın kendine ait bir ELO puanı vardır. Yapılan her müsabaka sonunda kazanan takım ELO puanları alır, kaybeden takım da ELO puanları kaybeder. Kazanılan ve kaybedilen ELO puanları maçın skoruna göre değişir. Kuvvetli bir takım zayıf bir takımı yenerse az ELO puanı kazanır, mağlup takım da az ELO puanı kaybeder. Şekil 1′de görülen ELO puanına göre sıralamalar eloratings.net’ten alınmıştır.
Kısaca ELO’yu tanıdıktan sonra Şekil 2′de Türkiye’nin hem siyasal hem futbol tarihindeki önemli noktalarının ELO sıralamamız üzerindeki yerlerini görüyoruz.

Şekil 2. Türk Milli Takımı’nın tarihindeki önemli noktalar (Tıklayıp büyük olarak görebilirsiniz)
Göreceğiniz gibi, Milli Takım’ın 1923 Ekim’inde başlayan serüveni ilk zamanlarında pek başarılı gitmiyor. Bundaki en temel etkenler:
-Atatürk’ün ölümü
-İkinci Dünya Savaşı
-Finansal problemler
Takımın bu problemleri atlatıp belli bir istikrara ulaşması 1950′leri buluyor. 27 Mayıs İhtilali’nin takım üzerinde ilk başta pek negatif etkisi olmasa da demokrasiye tekrar geçilmesinin ardından bir düşüş dönemine giriliyor, ta ki Tınaz Tırpan takımın başına geçene kadar (Futbol Federasyonu’nun web sitesinde Milli Takım’ın bütün maçlarıyla ilgili detayları bulmak mümkün).
Yaptığımız analiz objektif olarak gösteriyor ki Milli Takım’ın ilk yükselişi Tınaz Tırpan döneminde gerçekleşiyor. Hatta Tınaz Tırpan yönetiminde Milli Takım 1990 Dünya Kupası’na katılma şansını grup elemelerinde son maça kadar getiriyor. 15 Kasım 1989′da grup elemelerindeki son maçta Simferopol’de Milli Takım Sovyetler’e 2-0 yeniliyor ve İtalya’ya gitme hakkını elinden kaçırıyor.
Yukarıdaki verilere bakıldığında takımda aslında teknik direktörlerden bağımsız bir yükseliş olduğu görülüyor. Son 20 yıl içinde Sepp Piontek dışındaki bütün teknik direktörler takımı ya daha iyiye götürmüşler ya da performansı korumayı başarmışlar. Buradaki tek sıradışı teknik direktör Ersun Yanal, ancak onun da takımın başında geçirdiği sürenin kısalığı dikkat çekiyor. Şekil 2′ye dikkatli bakılırsa Ersun Yanal dönemindeki düşüşten daha büyüğünün Mustafa Denizli yönetiminde de yaşandığı görülür. Dolayısıyla Ersun Yanal döneminde yaşanan düşüşün aslında adaptasyona dayalı geçici bir düşüş olma ihtmali var.
Takımın başarısının teknik direktörlere çok da bağlı olmadığı görülünce takımın performansının arkasındaki asıl etkeni başka bir yerde aramak gereği ortaya çıkıyor. Şekil 3′te bugüne kadar yapılan canlı yayın ihalelerinde elde edilen yıllık gelirler görülmektedir. Gelir rakamları Serdar Ali Çelikler’in şu yazısından derlenmiştir.

Federasyon’un canlı yayın gelirlerinin her artışından 2-3 yıl sonra Milli Takım’ın ya sıralamasında artış olduğu ya da önemli bir başarı elde edildiği net olarak görülüyor. Yani kulüp takımların yıllık bütçeleri canlı yayın gelirleri sayesinde artıyor ve bu artışla beraber ligin kalitesi de zamanla yükseliyor. Dolayısıyla da Milli Takım daha başarılı oluyor.
Son analizimizi de yine grafik üzerinden yapıyoruz ve Milli Takım’ın Dünya futbolunda üst sıralara gelme ihtimalini şekil 4′te öngörmeye çalışıyoruz.

Şekil 4. Milli Takım’ın performansının grafik analizle projeksiyonu (Tıklayıp büyük olarak görebilirsiniz)
Şekil 4′te Milli Takımın performansının Tınaz Tırpan’la başlayan dönemden bugüne alt ve üst sınırlarını kapsayan bir koridor çizip bu koridoru geleceğe doğru uzatıyoruz. Bu analizde sadece Sepp Piontek’le dip yaptığımız bir dönemi sıradışı (“Outlier”) kabul edip analize dahil etmiyoruz. Grafik analiz’de gözüken o ki Milli Takım 2013 civarında Dünya’nın en iyi takımları arasına girme potansiyelini taşıyor. 2012′de Polonya-Ukrayna Avrupa Şampiyonası’nda en azından yine yarı final oynanması çok muhtemel. Ardından da 2014′te Brezilya Dünya Kupası’nda da final oynama şansı oldukça yüksek.
ELO’nun matematiksel formüllerini temel alan bu kısa analizin sonuçlarını şu şekilde özetleyebiliriz:
-Milli Takım’ın performansında canlı yayın ihalelerinin büyük etkisi var.
-2010 canlı yayın ihalesi Milli Takım’ın geleceği açısından çok önemli.
-2014 Brezilya Dünya Kupası’nda Milli Takım’ın büyük şansı var.